Deprem dayanışmayı, dayanışma umudu doğurdu

10.10.2025 - Cuma 11:17

İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi bünyesinde çalışmalar yürüten Psikoloji Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen çalışmada, 6 Şubat depremleri sonrasında üniversiteli gençlerin umutsuzluk ve deprem farkındalık düzeyleri incelendi. Araştırma sonuçlarına göre, genel öğrenci grubunda umutsuzluk düzeyleri artmadı, aksine istatistiksel olarak anlamlı biçimde azaldı. Çalışma, bir yandan gençlerin umut duygusunu dayanışma aracılığıyla koruyabildiğini gösterirken, diğer yandan kırılgan gruplara yönelik psikososyal destek programlarının gerekliliğine işaret etti.

Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 82’sinin deprem sonrasında yardım kampanyalarına ya da gönüllü çalışmalara katıldığı kaydedildi. Çalışmanın danışmanı İTBF Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, “Literatürde prososyal davranışların yani başkalarına yardım etmenin bireyin ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada da benzer bir eğilim gözlendi. Yardım faaliyetlerine katılan öğrencilerde umutsuzluk düzeylerinin daha düşük olması, dayanışmanın umudu besleyen bir faktör olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgularla tutarlı olarak, çalışmamızda psikolojik dayanıklılığın yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda sosyal bağlarla, duygusal destekle ve erişilebilir hizmetlerle güçlenebileceği görülmüştür.” dedi.

İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Laboratuvarı’nda İTBF Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn danışmanlığında ve Öğr. Gör. Elifcan Ayaz yürütücülüğünde gerçekleşen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen araştırmada 6 Şubat depremleri sonrasında üniversiteli gençlerin umutsuzluk ve deprem farkındalık düzeyleri incelendi. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, “Depremler yalnızca fiziksel yıkıma değil, umut ve gelecek algısında da yıkımlara yol açabilir. Biz de bu araştırmada üniversite gençliğinin deprem sonrası umutsuzluk düzeylerini inceledik. Bulgularımız, bazı yönleriyle beklenenin aksine umut verici, bazı yönleriyle ise dikkat çekici riskler barındırıyor” dedi.

Umutsuzluk beklenenin aksine düştü

Afetlerden sonra bireylerin geleceğe dair beklentilerinde umutsuzluk düzeylerinde artış gözlenmesinin, psikoloji literatüründe oldukça yaygın bir bulgu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, “Ancak bu araştırmada ortaya çıkan sonuç, bu beklentiyi tersine çevirmiştir. Deprem öncesinde öğrencilerin ortalama umutsuzluk puanı 6,5 iken, deprem sonrasında 6’ya gerilemiştir. İlk bakışta küçük görünen bu fark, istatistiksel açıdan anlamlıdır. Klinik anlamda her iki değer de ‘hafif umutsuzluk’ düzeyine karşılık gelse de beklenen artışın aksine bir düşüşün gözlenmiş olması, afet sonrası psikolojik uyum sürecine dair önemli ipuçları vermektedir. Bu bulgu, olağanüstü koşullarda toplumsal dayanışmanın gençler için koruyucu bir işlev görebileceğini düşündürmektedir” diye konuştu.

Afet sonrası gençlerde umutsuzluğun artmasının en sık görülen sonuç olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, “Ancak çalışmamızda bunun yerine düşüş saptamamız, gençlerin kriz koşullarında beklenenden farklı bir psikolojik yanıt verdiklerini gösteriyor. Travmatik bir olayın ardından ortaya çıkan bu tablo, öğrencilerin tamamen çaresizliğe teslim olmadığını; aksine, zorluklara rağmen geleceğe tutunabilecek bir psikolojik esneklik sergilediklerini ortaya koyuyor. Bu bulgu, umut duygusunun yeniden inşa edilebileceğini de gösteriyor” dedi.

Başkalarına yardım etmek iyi hissettiriyor
Araştırmaya katılan 325 öğrencinin yüzde 82’sinin deprem sonrasında yardım kampanyalarına ya da gönüllü çalışmalara katıldığını söyleyen araştırmanın yürütücüsü Öğr. Gör. Elifcan Ayaz, “Bu oran, gençlerin yalnızca izleyici konumunda kalmadığını, aksine sürece aktif olarak dahil olduklarını göstermektedir. Literatürde prososyal davranışların yani başkalarına yardım etmenin bireyin ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada da benzer bir eğilim gözlendi. Yardım faaliyetlerine katılan öğrencilerde umutsuzluk düzeylerinin daha düşük

YORUM YAZ