25 Kasım’da Çiğli’den Eşitlik ve Mücadele Çağrısı
Başkan Kınay’dan genç sanatçılara destek
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Güzelbahçe Belediyesi öncülüğünde, basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasının ardından katılımcılar kadına yönelik şiddete karşı Mithatpaşa Caddesi’nde yürüyüş yaparak slogan attı ve kadın esnafları ziyaret etti.
Güzelbahçe Ayşe Mayda Spor Tesisleri Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nde yapılan basın açıklamasına Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ali Dönmez, Güzelbahçe Belediye Başkanı Eşi Nermin Günay, CHP Güzelbahçe İlçe yöneticileri, Meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.
Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Duygu Yılmaz basın açıklaması yaptı. Açıklamada;
Bugün burada, Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bir araya geldik. Kadına yönelik, her türlü şiddeti durdurmak, sesimizi güçlü bir şekilde duyurmak ve toplum olarak sorumluluklarımızı hatırlatmak için buradayız.
“Kadına Yönelik Şiddet” sistematik şiddetin kadına yönelmiş halinin kurumsallaştığı gündür. Ne acı ki, bitmeyen şiddet sarmalının her yıl daha fazla insanın-kadının yaşamları elinden alınmasın diye andığımız gündür bugün. 25 Kasım yalnızca yaşanmış acıları değil, sessiz bırakılmış hayatları da hatırlatıyor bizlere. İşte tam da bu sebeple SESİ KESİLMESİ istenen kadınları anmak için buradayız. Ülkemizde ifade özgürlüğünün engellendiği, oto sansürün olağanlaştığı her aşamada sesi kısılan, sözü kesilen toplumlarda, şiddetin sıradanlaşması, normalleşiyor. Bu noktada ilk saldırı evde başlıyor ve artarak sonu belli olmayan masalları yaşıyor kadınlar. Şiddetin Gölgesindeki Gerçekler ise korkunç oluyor. Son üç yılda ülkemizde kadın cinayetleri alarm veren bir tablo çizmiştir. 2022 yılında yaklaşık 334 kadın öldürüldü. 2023 yılında medyaya yansıyan veriler 438 kadın cinayetini göstermektedir. 2024 yılında ise 394 kadın hayatını kaybetmiş, 259 kadın ise “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçmiştir. Bu rakamlar sadece sayılardan ibaret değildir; her bir kadın bir hayattır, bir gelecektir.
Neden “şüpheli ölümler”? Neden???
Son yedi yılda şüpheli kadın ölümleri %82 oranında artmıştır. Bu durum etkin soruşturma eksikliğini, cezasızlığı ve kadınların güvenliğe erişimde yaşadığı sistemik sıkıntıları gözler önüne sermektedir. Kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete karşı toplumsal tepki de büyümektedir. 25 Kasım başta olmak üzere birçok ilde yapılan eylemler, dayanışma zincirleri ve farkındalık yürüyüşleri her yıl daha geniş katılımla gerçekleşmektedir ama yetmiyor, ne yapsak bu şiddet sarmalını kendimizden uzak tutmak için yeterli olmuyor. Çünkü şiddeti meşrulaştıran politikadır, kadın cinayetleri de politiktir.
Kadına yönelik şiddet, bireysel bir öfkeden yada ani gelişen bir öfke patlamasından ibaret değildir, görüldüğü kadar basit değildir. Kökleri çok daha derinlerdedir, toplumsal cinsiyet eşitsizliği bunu en çok körükleyen, kök salmasını sağlayan olgudur.
Peki bizler neler yapmalıyız?
Farkındalık arttırıcı çalışmaları sürdürmeli, eğitim seminerleri, çocuklarla ve gençlerle atölyeler düzenlemeli, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini oluşturmalıyız. Destek mekanizmaları işletiyoruz. Peki nedir bunlar: şiddet mağduru kadınlara danışmanlık, psikososyal destek ve gerektiğinde hukuki yönlendirmeler sağlıyoruz. Veri topluyoruz ve raporluyoruz: Kadına yönelik şiddet vakalarını izliyor, yerel düzeyde analiz ediyor, yönlendirici politikalar için toplantılara- çalıştaylara katılıyor öneriler sunuyoruz. Yerel iş birliği kuruyoruz, adli makamlar ve diğer STK’larla ortak protokoller geliştirerek koruma mekanizmalarını güçlendiriyoruz.
Peki biz kadınlar bu bağlamda neleri talep ediyoruz?
6284 sayılı kanunun tam ve etkin uygulanmasını, koruma kararlarının sahada hayata geçirilmesini; Şüpheli ölümler için bağımsız, adil ve şeffaf soruşturmalar yürütülmesini; Cinayet faili erkeklerin cezasız kalmaması için yargı süreçlerinin hızlandırılmasını; Toplumsal cinsiyet eğitimlerinin ilkokuldan başlayarak yaygınlaştırılmasını; Kadınlara yönelik koruyucu, önleyici ve re