Burhaniye Belediyesi’nin 2026 Bütçesi 2 Milyar 400 Milyon TL Oldu
Başkan Kınay’dan genç sanatçılara destek
Gürcistan’da yaşayan 39 yaşındaki Namık Mamedov, 14 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele ediyordu. Henüz genç yaşında diyaliz makinesine bağlı kalmak istemeyen Mamedov, çareyi Türkiye’de aradı. Onun bu yolculuğuna en büyük desteği ise 63 yaşındaki babası Djambulat Mamedov verdi. Baba, “Oğlumun durumu kötüleşmesin diye böbreğimi vermeye karar verdim” diyerek hiç düşünmeden donör oldu. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından tam kapalı yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyon sayesinde baba ve oğlu kısa sürede sağlığına kavuştu.
14 yıldır kronik böbrek yetmezliğiyle mücadele eden Mamedov’a, 63 yaşındaki babası Djambulat Mamedov böbreğini bağışladı. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu, Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından kapalı (laparoskopik) yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından baba ve oğul kısa sürede sağlıklarına kavuştu. Ameliyat sonrası yaşadığı değişimi anlatan Namık Mamedov, “Ben Tiflis’ten geldim ve ameliyattan sonra hiçbir zorluk yaşamadım. Her şey çok kolay ve konforluydu. Bu süreci düşünen kim varsa hiç tereddüt etmesin. Çok başarılı, çok güvenli bir operasyondu. Veysel Hocama ve ekibine sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.
“DİYALİZE GİRMEK İSTEMEDİM, TÜRKİYE’DE HAYATIM DEĞİŞTİ”
Evli ve iki çocuk babası olan Namık Mamedov, hastalıkla geçen ve organ nakline götüren yıllarını şöyle anlattı: “Yirmi dört yaşındaydım, bir tren yolculuğundan sonra ayaklarımın diz altına kadar şiştiğini fark ettim. O zamana kadar hiçbir sağlık sorurum yoktu. Gürcistan’da yapılan değerlendirmeler sonrasında Böbrek yetmezliği tanısı konuldu ama kimse bana nakil seçeneğinden bahsetmedi. Yıllarca ilaç tedavisi gördüm, ayda bir veya iki haftada bir hastanede 12–24 saat süren serum tedavisi uygulanıyordu. Tuz, şeker yasaktı. Suyu bile kısıtlı içmem gerekiyordu. Hayat kalitem çok düşmüştü. Diyaliz benim için son seçenekti, o aşamaya gelmeden çözüm bulmak istedim. Türkiye’ye geldim ve burada inanılmaz bir süreç yaşadım. Ameliyatım çok kolay geçti, hiçbir zorluk yaşamadım. Şimdi tamamen normal hayatıma döndüm.”
“KALİTELİ BİR YAŞAM İÇİN BÖBREK NAKLİ GEREKİYORDU”
Namık Mamedov’un tedavi sürecini anlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman şu bilgileri verdi: “Hastamız uzun süredir böbrek yetmezliği olan, ‘kronik glomerülonefrit’ dediğimiz böbrek iltihabı tanısıyla takip edilen bir hastaydı. Diyaliz tedavisi almadan, idrar çıkışı mevcut şekilde izleniyordu. Ancak yaşam kalitesi düşmüş, enerji seviyesi oldukça azalmıştı ve artık daha kaliteli, konforlu bir yaşam için böbrek nakli olması gerekiyordu. Babasının verici olarak başvurmasıyla yapılan testlerde, genetik yakınlık nedeniyle uyum saptandı. Bu vakada karşılaştığımız zorluk, verici böbreğini besleyen iki atardamarın bulunmasıydı. Bu durum ameliyatı teknik olarak zorlaştırıyor çünkü hem böbreği çıkarırken hem de alıcıya takarken bu küçük damarları koruyup yeniden bağlamak gerekiyor. İki damarı da başarıyla koruyup alıcıda bağlantılarını yaptık. Böylece böbreğin beslenmesi daha sağlıklı hale geldi.”
“NAKİL İÇİN SON AŞAMAYI BEKLEMEMEK GEREKİYOR”
“Bu hastada olduğu gibi, birçok hastanın nakil için son aşamayı beklememesi gerekiyor” diyen Doç. Dr. Umman, “Bazı hastalar ‘olabildiğince dayanayım, en son çare olarak nakil olayım’ düşüncesine kapılıyor. Oysa bu doğru değil. Preemptif nakil dediğimiz, diyalize başlanmadan önce yapılan nakiller, hastanın hem genel sağlığı hem de uzun dönem yaşam kalitesi açısından çok daha avantajlı. Çünkü uzun süreli diyaliz, kalp ve enfeksiyon risklerini artırıyor, vücutta yorgunluk ve komplikasyonlara neden oluyor. Bu hastada babası verici oldu, testlerde uyum uygun çıktı. Teknik olarak zorlu bir vakaydı çünkü verici böbreğini besleyen iki atardamar vardı. Ancak ameliyatı kapalı yöntemle başarılı şekilde tamamladık ve her iki hasta da kısa sürede taburcu edildi.”” dedi.
“TAM KAPALI CERRAHİ İLE BÖBREK NAKLİ YAPILDI”
Operasyonu tamamen kapalı (laparoskopik) teknikle gerçekleştirilmesinin hem hasta hem